22

٢٢

اَفَمَنْ شَرَحَ اللّهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلى نُورٍ مِنْ رَبِّه فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّهِ اُولءِكَ فى ضَلَالٍ مُبينٍ

(22) e fe men şerahallahü sadrahu lil islami fe hüve ala nurim mir rabbih fe veylül lil kasiyeti kulubühüm min zikrillah ülaike fi dalalim mübin
Allah kimin kalbini islam’a açmışsa artık Rabbinin nuru onun üzerindedir yazıklar olsun Allah’ın zikrinden kalpleri katılaşmış olanlara işte onlar açık dalalet içindedirler

(22) Is one whose heart Allah has opened to Islam, so that he has received enlightenment from Allah, (no better than one hard hearted)? Woe to those whose hearts are hardened against celebrating the praises of Allah. They are manifestly wandering (in error)

1. e : mı
2. fe : böylece, o taktirde
3. men : kim, kimse
4. şereha : şerhetti, açtı, yardı
5. allâhu : Allah
6. sadre-hu : onun göğsü
7. li : için, … e
8. el islâmi : İslâm (Allah’a) teslim
9. fe : böylece, artık
10. huve : o
11. alâ : üzerinde
12. nûrin : nur
13. min : den
14. rabbi-hi : onun Rabbi
15. fe : böylece, artık, bundan dolayı
16. veylun : yazıklar olsun, vay haline
17. li : için, … e
18. el kâsiyeti : kasiyet, katılaşma
19. kulûbu-hum : onların kalpleri
20. min : den
21. zikrillâhi (zikri allâhi) : Allah’ın zikri
22. ulaike : işte onlar
23. : de, içinde
24. dalâlin : dalâlet
25. mubînin : apaçık


SEBEB-İ NÜZUL
Hz. Hamza, Hz. Ali, Ebu Leheb ve çocukları hakkında nazil olmuştur. Ayet-i kerimedeki “Allah’ın kalblerini İslâm’a açtıkları” Hz. Hamza, Hz. Ali ve çocukları; “Allah’ın zikrine karşı kalbleri katılaşmış olanlar” ise Ebu Leheb ve karısıdır.

Advertisements