11

١١

قُلْ اِنّى اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ اللّهَ مُخْلِصًا لَهُ الدّينَ

(11) kul inni ümirtü en a’büdellahe muhlisal lehüd din
de ki ben mutlaka onun dinine (sarılarak) Allah’a kulluk etmekle emrolundum

(11) Say: Verily, I am commanded to serve Allah with sincere devotion

1. kul : de, söyle
2. innî : muhakkak ki ben
3. umirtu : emrolundum
4. en a’budallâhe (en a’bude allâhe) : Allah’a kul olmak
5. muhlisan : muhlis olarak, halis kılarak
6. lehu : ona, onun için
7. ed dîne : dîn


SEBEB-İ NÜZUL

Mukâtil der ki: Kureyş müşrikleri Hz. Peygamber (sa)’e: “Bize getirdiğin bu dine seni sevkeden nedir? Babanın, dedenin ve kavminin ileri gelenlerinin dinini görmez misin; onlar Lât ve Uzzâ’ya tapmaktadırlar.” dediler de bunun üzerine Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirdi.