87

٨٧

وَلَءِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَهُمْ لَيَقُولُنَّ اللّهُ فَاَنّى يُؤْفَكُونَ

(87) ve lein seeltehüm men halekahüm le yekulünnellahü fe enna yü’fekun
Yemin olsun onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan mutlaka Allah’tır diyecek(ler) nasıl olur da döndürülürler?

(87) If thou ask them, Who created them, they will certainly say, Allah: how then are they deluded away (from the Truth)?

1. ve le : ve gerçekten, mutlaka
2. in : eğer
3. seelte-hum : onlara sordum
4. men : kim
5. halaka-hum : onları yarattı
6. le : gerçekten, mutlaka
7. yekûlunne : mutlaka derler, diyecekler
8. allâhu : Allah
9. fe : artık, buna rağmen
10. ennâ : nasıl
11. yûfekûne : döndürülüyorlar

وَلَئِنْ سَأَلْتَهُمْ andolsun ki onlara soracak olsanمَنْ kimخَلَقَهُمْ kendilerini yarattı diyeلَيَقُولُنَّ elbette diyeceklerdirاللَّهُ Allahفَأَنَّى öyleyse nasıl olur daيُؤْفَكُونَ çevriliyorlar

Advertisements