85

٨٥

وَتَبَارَكَ الَّذى لَهُ مُلْكُ السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَعِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

(85) ve tebarakellezi lehu mülküs semavati vel erdi ve ma beynehüma ve indehu ilmüs saah ve ileyhi türceun
Semalarınn, yerin ve aralarındakilerin mülkü kendine ait olan o zat ne mübarek ve yücedir kıyametin ilmi O’nun katındadır O’na döndürüleceksiniz

(85) And blessed is He to Whom belongs the dominion of the heavens and the earth, and all between them: with Him is the knowledge of the Hour (of Judgment): and to Him shall ye be brought back.

1. ve tebâreke : ve mübarek, yüce
2. ellezî : ki o
3. lehu : onun
4. mulku : mülk
5. es semâvâti : semalar, gökler
6. ve el ardı : ve arz, yer
7. ve mâ : ve şey(ler)
8. beyne-humâ : ikisi arasında
9. ve inde-hu : ve onun indinde, katında
10. ilmu es sâati : saatin ilmi
11. ve ileyhi : ve ona
12. turceûne : döndürüleceksiniz

وَتَبَارَكَ ne yücedirالَّذِي لَهُ kendisinin olanمُلْكُ mülküالسَّمَاوَاتِ göklerinوَالْأَرْضِ yerinوَمَا بَيْنَهُمَا ve ikisi arasında bulunanlarınوَعِنْدَهُ O’nun katındadırعِلْمُ ilmiالسَّاعَةِ kıyamet-saatininوَإِلَيْهِ ve yalnız O’naتُرْجَعُونَ döndürüleceksiniz