61

٦١

وَاِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَاتَّبِعُونِ هذَا صِرَاطٌ مُسْتَقيمٌ

(61) ve innehu leilmül lissaati fe la temterunne biha vettebiun haza siratum müstekiym
Muhakkak o kıyamet saatinin (gelişinin) ilimlerindendir sakın bunda şüpheye düşmeyin ve bana tabi olun işte bu en doğru yoldur

(61) And (Jesus) shall be a Sign (for the coming of) the Hour (of Judgment): Therefore have no doubt about the (Hour), but follow ye Me: this is a Straight Way.

1. ve inne-hu : ve muhakkak ki o
2. le : elbette, mutlaka
3. ilmun : ilim
4. li es sâati : o saat için
5. fe : o zaman, öyleyse
6. lâ temterunne (lâ temteru-enne) : sakın şüphe etmeyin
7. bihâ : onda (onun hakkında)
8. ve ittebiû-ni : ve bana tâbî olun
9. hâzâ : bu
10. sirâtun : yol
11. mustekîmun : istikamet verilmiş, yönlendirilmiş

وَإِنَّهُ şüphesiz oلَعِلْمٌ bir ilimdirلِلسَّاعَةِ kıyamet-saati içinفَلَا تَمْتَرُنَّ öyleyse hiç bir kuşkuya kapılmayınبِهَا ondan yanaوَاتَّبِعُونِي ve bana uyunهَذَا işte budurصِرَاطٌ yolمُسْتَقِيمٌ dosdoğru

Advertisements