11

١١

قَالُوا يَا اَبَانَا مَا لَكَ لَاتَاْمَنَّا عَلى يُوسُفَ وَاِنَّا لَهُ لَنَاصِحُونَ

(11) kalu ya ebana ma leke la te’menna ala yusüfe ve inna lehu lenasihun

dediler ki ey babamız sana ne oluyor yusuf için bize emniyet etmiyorsun şüphesiz biz onun hayrını isteriz

(11) They said: “O our father why dost thou not trust us with Joseph, seeing we are indeed his sincere well-wishers?”

1. kâlû : dediler
2. yâ ebâ-nâ : ey babamız
3. mâ leke : sana ne oluyor, ne oldu
4. lâ te’men-nâ alâ : bize emniyet etmiyorsun, bize güvenmiyorsun (bizden emin değilsin)
5. yûsufe : Yusuf
6. ve in-nâ : ve muhakkak ki biz
7. lehu : ona
8. le : elbette, gerçekten
9. nâsıhûne : nasihat edenler, öğüt verenler, iyiliğini isteyenler