5

٥

هُوَ الَّذى جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاءً وَالْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا عَدَدَ السِّنينَ وَالْحِسَابَ مَا خَلَقَ اللّهُ ذلِكَ اِلَّا بِالْحَقِّ يُفَصِّلُ الْايَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

(5) hüvellezi cealeş şemse diyaev vel kamera nurav ve kadderahu menazile li ta’lemu adedes sinine vel hisab ma halekallahü zalike illa bil hakk yüfassilül ayati li kavmiy ya’lemun

o, güneş’i bir ışık kaynağı yapmış ve kamer’i de nur ona menziller takdir buyurmuştur bilesiniz diye senelerin sayısını ve hesabını Allah yaratmıştır bunları ancak hak olarak o, ayetleri anlayacak bir kavime açıklar

(5) It is He Who made the sun to be a shining glory and the moon to be a light (of beauty), and measured out stages for her that ye might know the number of years and the count (of time). Nowise did Allah create this but in truth and righteousness. (thus) both he explain his Signs in detail, for those who understand

1. huve : o ki
2. ellezî ceale : ki o kıldı (yarattı)
3. eş şemse : güneş
4. dıyâen : bir ziya, bir ışık (olarak)
5. ve el kamere : ve ay (kamer)
6. nûren : bir nur
7. ve kaddere-hu : ve ona takdir etti
8. menâzile : menziller, yörüngeler
9. li ta’lemû : bilmeniz için
10. adede es sinîne : senelerin adedini, sayısını
11. ve el hisâbe : ve hesabını
12. mâ halaka allâhu : Allah’ın yarattığı şeyler (Allah ne yarattı ise)
13. zâlike : işte bu, böylece
14. illâ : ancak
15. bi el hakkı : hak ile
16. yufassılu el âyâti : âyetleri tafsilatlı açıklar
17. li kavmin : bir kavim için
18. ya’lemûne : biliyorlar

Advertisements