109

١٠٩

وَاتَّبِعْ مَا يُوحى اِلَيْكَ وَاصْبِرْ حَتّى يَحْكُمَ اللّهُ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِمينَ

(109) vettebi’ma yuha ileyke vasbir hatta yahkümellah ve hüve hayrul hakimin

sana ne vahy olunmuşsa ona uy ve sabret Allah hükmünü verinceye kadar o, hakimlerin en hayırlısıdır

(109) Follow thou the inspiration sent unto thee, and be patient and constant, till Allah do decide: for he is the best to decide.

1. vettebi’ (ve ittebi’) : ve tâbî ol
2. mâ yûhâ : vahyolunan şeye
3. iley-ke : sana
4. vasbir (ve ısbir) : ve sabret
5. hattâ : oluncaya kadar
6. yahkume allâhu : Allah hükmeder, hükmünü verir
7. ve huve : ve o
8. hayru : hayırlıdır
9. el hâkimîne : hükmedenler, hüküm verenler


AÇIKLAMA

Ey Rasulüm! Şu anda bulunanlara ve bu davetin ulaşacağı bütün insanla­ra söyle, de ki: Rabbinizden her şeyi açıkça beyan eden, bu dinin hakikatini ve bu şeriatın kâmil bir şeriat olduğunu içinizden bir şahsın diliyle açıklayan hak kitap geldi.

Allah Tealâ Rasulüne bütün insanlara Allah tarafından kendisine gelen kitabın asla şüphe olmayan hakkın ta kendisi olduğunu bildirmesini emredi­yor.

Kim onunla hidayete erer, doğru yolu bulursa, Kur’an’ı ve Rasulullah’ı tas­dik eder ona uyarsa kendi lehine doğru yola girmiş olur. Yani faydası, hidayete ermenin ve ona uymanın sevabı kendisine ait olur. Kim de sapar ve onun meto­dundan dışarı çıkarsa kendi aleyhine sapmış olur, yani bunun vebali de kendi üzerine döner.

Ben size sizin işlerinizi görmek sizi mümin kılmak ve imana zorlamak üzere Allah tarafından gönderilmiş bir vekil değilim. Ben yüz çevirip yalanla­yan kimselere Allah’ın azabının geleceğini söyleyen bir uyarıcıyım, hidayet edenleri müjdeleyen bir müjdeciyim. Hidayet ise yalnızca Allah’a aittir.

“Sana vahyedilene uy…” Ya Muhammed! Allah’ın sana indirdiği ve vahyettiği emrine uy. Ona sımsıkı sarıl. Davet üzerine ve kavminin eziyetine karşı, insanlardan sana muhalefet edenlere karşı Allah’ın hükmü gelinceye kadar ya­ni Allah seninle onlar arasında kesin bir hükümle hükmedinceye ve sana onla­ra karşı zafer ihsan edip seni galip kılıncaya kadar sabret, sebat et. Allah hük­medenlerin en hayırlısı, hakimlerin en adili ve en sağlam hüküm verenidir. O tam bir adalet ve sahih bir hikmet sahibidir ve gerçekten vakıaya uygun hük­meder.

Allah Peygamberine (s.a.) verdiği vaadini gerçekleştirmiş ve Onu mümin ordularla birlikte müşrik topluluklara karşı muzaffer kılmıştır. Onları yeryü­zünde halifeler kılmış ve yeryüzünün reisi olan devlet reisleri eylemiştir.

Bu ayetlerde Peygamberimiz (s.a.)’in kavminden gördüğü eziyetlere karşı teselli edilmesi ve onun yardımcıları olan müminlere vaadde bulunulması ve düşmanları olan kâfirlerin korkutulması yer almaktadır