82

٨٢

اِنَّمَا اَمْرُهُ اِذَا اَرَادَ شَيًْا اَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

(82) innema emruhu iza erade şey’en ey yekule lehu kün fe yekun
O emrinden bir şeyi dilediği zaman ona (sadece) “ol” der hemen oluverir

(82) Verily, when He intends a thing, His Command is, Be, and it is.

1. innemâ : sadece
2. emru-hu : onun emri
3. izâ erâde : irade ettiği, dilediği zaman
4. şey’en : bir şey
5. en yekûle : söylemek, demek
6. lehu : ona
7. kun : ol
8. fe : artık, böylece, hemen
9. yekûnu : olur

Advertisements