1


بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

١

اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ

(1) iza veka’atilvaki’atu
Kıyamet vuku bulduğu zaman

(1) When the Event inevitable Cometh to pass,

1. izâ : o zaman, olduğu zaman
2. vakaati : vuku buldu, oldu, gerçekleşti
3. el vâkiatu : o vakıa, o olay, o müthiş olay

إِذَا وَقَعَتْvuku bulduğu zamanالْوَاقِعَةُvakıa


SEBEB-İ NÜZUL

Beyhakî’nin Delâil’de ve başkalarının İbn Abbâs’tan, İbn Merdûye’nin de İbnu’z-Zübeyr’den rivayetlerinde sûre Mekke’de ve Tâhâ Sûresinden sonra nazil olmuştur. Bu çoğunluğun görüşüdür.

Katâde, İbn Abbâs’tan rivayetle “Rızkınızı yalanlamakla mı çıkarıyorsu­nuz?” (âyet: 82) âyetinin bundan müstesna olduğunu söylerken Kelbî de dört âyetin istisnasını söylemiştir. Buna göre “Siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz? Ve rızkınızı yalanlamakla mı çıkarıyorsunuz?” (âyet: 81-82) âyetleri Mekke’ye olan bir yolculuğunda; “Bir çoğu öncekilerden, bir çoğu da sonrakilerdendir.” (âyet: 39-40) âyetleri de bir seferinde Medine’ye dönerken nazil olmuştur.

Atiyye’nin İbn Abbâs’tan rivayetine göre ise sûre medenîdir.

Advertisements