87

٨٧

رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِعَ عَلى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

(87) radu bi ey yekunu meal havalifi ve tubia ala kulubihim fehüm la yefkahun

oturup kalan (kadınlarla) beraber olmaya razı oldular onların kalpleri mühürlendi artık onlar anlayamazlar

(87) They prefer to be with (the women), who remain behind (at home): their hearts are sealed and so they understand not.

1. radû : razı oldular
2. bi en yekûnû : ile olmaya
3. mea : beraber
4. el havâlifi : (savaşa katılmayıp) geri kalanlar
5. ve tubia : ve tabedildi, mühürlendi
6. alâ kulûbi-him : onların kalplerinin üzerine
7. fe hum : böylece onlar
8. lâ yefkahûne : fıkıh edemezler