56

٥٦

وَيَحْلِفُونَ بِاللّهِ اِنَّهُمْ لَمِنْكُمْ وَمَاهُمْ مِنْكُمْ وَلكِنَّهُمْ قَوْمٌ يَفْرَقُونَ

(56) ve yahlifune billahi innehüm le minküm ve ma hüm minküm ve lakinnehüm kavmüy yefrakun

Allah adına yemin ediyorlar muhakkak onlar sizden (olduklarına dair) onlar sizden değillerdir lakin onlar ürkek bir kavimdir

(56) They swear by Allah that they are indeed of you but they are not of you: yet they are afraid (to appear in their true colours).

1. ve yahlifûne : ve yemin ederler
2. bi allâhi : Allah’a
3. inne-hum : onların, …olduğuna, muhakkak ki onlar
4. le min-kum : mutlaka sizden
5. ve mâ : ve değil
6. hum : onlar
7. min-kum : sizden
8. ve lâkinne-hum : ve ama, lâkin onlar
9. kavmun : bir kavim, topluluk
10. yefrekûne : korkuyorlar, korkarlar