46

٤٦

وَلَوْ اَرَادُوا الْخُرُوجَ لَاَعَدُّوا لَهُ عُدَّةً وَلكِنْ كَرِهَ اللّهُ انْبِعَاثَهُمْ فَثَبَّطَهُمْ وَقيلَ اقْعُدُوا مَعَ الْقَاعِدينَ

(46) ve lev eradül huruce le eaddu lehu uddetev ve lakin kerihellahümbiasehüm fe sebbetahüm ve kiylek’udu meal kaidin

velev çıkmak isteselerdi elbette onun için hazırlık yaparlardı lakin Allah onların davranışlarından hoşlanmadı onları oyaladı oturun dendi oturanla beraber

(46) If they had intended to come out, they would certainly have made some preparation therefor but Allah was averse to their being sent forth so he made them lag behind, and they were told, sit ye among those who sit (inactive).

1. ve lev : ve eğer
2. erâdû el hurûce : çıkmak istediler
3. le eaddû : elbette hazırlık yaptılar
4. lehû : ona, onun için (savaş için)
5. uddeten : bir hazırlık
6. ve lâkin : fakat, lâkin
7. kerihe allâhu : Allah kerih gördü
8. inbiâse-hum : onların tutumu, davranışları
9. fe sebbeta-hum : böylece onları alıkoydu
10. ve kîlak’udû (kîle uk’udû) : ve “oturun, (orada) kalın” denildi
11. mea el kâidîne : geri kalanlarla birlikte

Advertisements