126

١٢٦

اَوَلَا يَرَوْنَ اَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ فى كُلِّ عَامٍ مَرَّةً اَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَايَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ

(126) e ve la yeravne ennehüm yüftenune fi külli amim merraten ev merrateyni sümme la yetubune ve la hüm yezzekkerun

görmezler mi şüphesiz onlar çeşitli belalara (çarpılırlar) yılda bir veya iki defa sonra ne tövbe ederler ne de onlar düşünürler

(126) See they not that they are tried every year once or twice? yet they turn not in repentance, and they take no heed.

1. e ve lâ yerevne : ve görmüyorlar mı
2. enne-hum : onların, … olduğunu, olduklarını
3. yuftenûne : imtihan ediliyorlar
4. fî kulli âmin : her yıl içinde, senede
5. merreten : bir defa, bir kere
6. ev : veya
7. merreteyni : iki defa, iki kere
8. summe : sonra
9. lâ yetûbûne : tövbe etmiyorlar (Allah’a yönelmiyorlar)
10. ve lâ hum : ve onlar yapmıyorlar
11. yezzekkerûne : zikir yapıyorlar, Allah’ın ismini ardarda tekrar ediyorlar