16

١٦

فَاتَّقُوا اللّهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَطيعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْرًا لِاَنْفُسِكُمْ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه فَاُولءِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

(16) fettekullahe mesteta’tum vesme’u ve etiy’u ve enfiku hayren lienfusikum vemen yuka şuhha nefsihi feulaike humul mufluhune
Allah’tan korkun ve sakının gücünüz yettiği kadar dinleyin itaat edin hayır yolunda harcayın kendi nefsiniz için kim korursa nefsini hırstan işte onlar felaha erenlerin kendileridir

(16) So fear Allah as much as ye can listen and obey and spend in Charity for the benefit of your own souls. And those saved from the covetousness of their own souls, they are the ones that achieve prosperity.

1. fe : artık
2. ittekû : takva sahibi olun
3. allâhe : Allah’a
4. : şey, ne, kadar
5. isteta’tum : sizin gücünüz yetti, yapabildiniz
6. ve ismeû : ve dinleyin
7. ve etîû : ve itaat edin
8. ve enfikû : ve infâk edin, verin
9. hayran : hayır olarak
10. li enfusi-kum : nefsiniz için, kendiniz için
11. ve men yûka : ve kim korursa, sakındırırsa
12. şuhha nefsi-hî : nefsinin cimriliği
13. fe : o taktirde
14. ulâike : işte onlar
15. hum(u) el muflihûne : onlar felâha erenlerdir

فَاتَّقُواöyleyse korkup-sakınınاللَّهَ Allah’tanمَا اسْتَطَعْتُمْgücünüzün yettiği kadarوَاسْمَعُواdinleyinوَأَطِيعُواve itaat edinوَأَنفِقُواinfak edinخَيْرًا hayır olmak üzereلِأَنْفُسِكُمْkendinizeوَمَنْ kimيُوقَ korunursaشُحَّ cimriliğindenنَفْسِهِ nefsininفَأُوْلَئِكَişte onlarهُمْ ta kendileridirالْمُفْلِحُونَkurtuluşa erenlerin


SEBEB-İ NÜZUL
İbn Ebî Hatim’in Ebu Zür’a kanalıyla Saîd ibn Cubeyr’den rivayetine göre “Allah’tan nasıl takva üzere olmak gerekiyorsa öyle müttakîler olun.” (Ali İmrân, 3/102) âyeti nazil olunca bu müslümanlara çok ağır geldi; geceleri hep kıyamla geçirmeye başladılar. O kadar çok namaz kıldılar ki bacakları uyuştu, neredeyse alınları delindi (yara oldu). Bunun üzerine onlara hafifletmek üzere Allah Tealâ “O halde gücünüz yettiği kadar Allah’tan takva üzere olun…” âyet-i kerimesini indirdi

Advertisements