94

٩٤

قَالَ يَبْنَؤُمَّ لَاتَاْخُذْ بِلِحْيَتى وَلَا بِرَاْسى اِنّى خَشيتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنى اِسْرَاءلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلى

(94) kale yebneümme la te’huz bi lihyeti ve la bi ra’si inni haşitü en tekule ferrakte beyne beni israile ve lem terkub kavli
(harun) dedi ey anamın oğlu benim sakalımı ve başımı tutma kesinlikle ben korktum senin demenden israil oğulları arasında ayrılık çıkardın benim sözümü gözetmedin

(94) (Aaron) replied: O son of my mother! seize (me) not by my beard nor by (The hair of) my head! Truly I feared lest thou shouldst say, Thou hast caused a division among the Children of Israel, and thou didst not respect my word!

1. kâle : dedi
2. yebneumme (ya ibne umme) : ey annemin oğlu
3. lâ te’huz : tutma
4. bi lıhyetî : sakalımı
5. ve lâ bi re’sî : ve başımı yapma
6. in-nî haşîtu : gerçekten ben korktum, endişe ettim
7. en tekûle : senin söylemen (demen)
8. ferrak-te : sen ayrılık çıkardın
9. beyne benî isrâîle : İsrailoğulları arasında
10. ve lem terkub : ve murakabe etmedin, gözetmedin
11. kavlî : benim sözüm

Advertisements