90

٩٠

وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هرُونُ مِنْ قَبْلُ يَا قَوْمِ اِنَّمَا فُتِنْتُمْ بِه وَاِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمنُ فَاتَّبِعُونى وَاَطيعُوا اَمْرى

(90) ve le kad kale lehüm harunü min kablü ya kavmi innema fütintüm bih ve inne rabbekümür rahmanü fettebiuni ve etiy’u emri
yemin olsun ki harun onlara daha önceden söyledi ey kavmim siz bununla ancak bir imtihan olundunuz şüphe yok ki Rabbiniz rahman’dır hemen bana tabi olun ve benim emrime itaat edin

(90) Aaron had already, before this said to them: O my people! Ye are being tested in this: For verily your Lord is (Allah) Most Gracious: so follow me and obey my command.

1. ve lekad : ve andolsun
2. kâle : dedi
3. lehum : onlara
4. hârûnu : Harun
5. min kablu : daha önce
6. yâ kavmi : ey kavmim
7. innemâ : sadece, yalnız
8. futintum : imtihan olundunuz
9. bi-hi : onunla
10. ve inne : ve muhakkak
11. rabbe-kum : sizin Rabbiniz
12. er rahmânu : Rahmân
13. fettebiûnî (fe ittebiû-nî) : artık bana tâbî olun
14. ve etîû : ve itaat edin
15. emrî : emrime