72

٧٢

قَالُوا لَنْ نُؤْثِرَكَ عَلى مَا جَاءَنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالَّذى فَطَرَنَا فَاقْضِ مَا اَنْتَ قَاضٍ اِنَّمَا تَقْضى هذِهِ الْحَيوةَ الدُّنْيَا

(72) kalu len nü’sirake ala ma caena minel beyyinati vellezi feterana fakdi ma ente kad innema takdiy hazihil hayated dünya
dediler ki biz asla seni tercih etmeyiz bize gelen mucizelerden sonra o ki bizi yarattı artık sen neye hükmediyorsan hükmet sen sadece hükmedersin bu dünya hayatında

(72) They said: never shall we regard thee as more than the Clear Signs that have Come to us or than Him Who created us! so decree whatever thou desirest to decree: for thou canst only decree (touching) the life of this world.

1. kâlû : dediler
2. len nu’sire-ke : asla seni tercih etmeyiz, üstün tutmayız
3. alâ mâ câe-nâ : bize gelenlere karşı
4. min el beyyinâti : beyyinelerden, mucizelerden
5. vellezî (ve ellezî) : ve o
6. fatara-nâ : bizi yarattı
7. fakdi (fe ikdi) : artık yap
8. : şey
9. ente : sen
10. kâdın : yapan kişi
11. innemâ : ancak, sadece
12. takdî : sen yaparsın
13. hâzihi : bu
14. el hayâte ed dunyâ : dünya hayatı

Advertisements