44

٤٤

وَمَنْ يُضْلِلِ اللّهُ فَمَالَهُ مِنْ وَلِىٍّ مِنْ بَعْدِه وَتَرَى الظَّالِمينَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَ يَقُولُونَ هَلْ اِلى مَرَدٍّ مِنْ سَبيلٍ

(44) ve mey yudlililahü fe ma lehu miv veliyyim mim ba’dih ve teraz zalimine lemma raevül azabe yekulune hel ila meraddim min sebil
Allah kimi de şaşırtırsa artık bundan sonra onun için hiçbir veli yoktur azabı gördükleri zaman zalimleri göreceksin geri dönmeye bir yol var mıdır? diyeceklerdir

(44) For any whom Allah leaves astray, there is no protector thereafter. And thou wilt see the wrongdoers, when in sight of the Penalty, say: Is there any way (to effect) a return?

1. ve men : ve kim, kimse
2. yudlili : dalâlette bırakır
3. allâhu : Allah
4. fe : böylece
5. mâ lehu : onun için yoktur
6. min veliyyin : velîden, dosttan
7. min ba’di-hi : ondan sonra
8. ve terâ : ve görürsün
9. ez zâlimîne : zalimler
10. lemmâ : olduğu zaman
11. reevu : gördüler
12. el azâbe : azap
13. yekûlûne : diyorlar
14. hel : var mı
15. ilâ mereddin : geri dönüşe
16. min sebîlin : bir yol

وَمَنْ kimiيُضْلِلْ saptırırsaاللَّهُ Allahفَمَا artık yokturلَهُ onunمِنْ وَلِيٍّ hiç bir velisiمِنْ بَعْدِهِ bundan sonraوَتَرَى bir görsenالظَّالِمِينَ o zalimleriلَمَّا رَأَوْاgördükleri zamanالْعَذَابَ azabıيَقُولُونَ derlerهَلْ var mıإِلَى مَرَدٍّ geri dönmeyeمِنْ سَبِيلٍ bir yol

Advertisements