31

٣١

وَمَا اَنْتُمْ بِمُعْجِزينَ فِى الْاَرْضِ وَمَالَكُمْ مِنْ دُونِ اللّهِ مِنْ وَلِىٍّ وَلَا نَصيرٍ

(31) ve ma entüm bi mu’cizine fil ard ve ma leküm min dunillahi miv veliyyiv ve la nasiyr
Siz yeryüzünde bizi aciz bırakacak değilsiniz sizin için Allah’tan başka hiçbir dost, hiçbir yardımcı yoktur

(31) Nor can ye frustrate (aught), (fleeing) through the earth nor have ye, besides Allah any one to protect or to help.

1. ve mâ entum : ve siz değilsiniz
2. bi mu’cizîne : aciz bırakacak olanlar, bırakanlar
3. fî el ardı : arzda, yeryüzünde
4. ve mâ : ve yoktur
5. lekum : sizin için
6. min dûni allâhi : Allah’tan başka
7. min veliyyin : bir velî, dost
8. ve lâ : ve yoktur
9. nasîrin : bir yardımcı

وَمَا değilsinizأَنْتُمْ sizبِمُعْجِزِينَ aciz bırakabileceklerفِي الْأَرْضِ yeryüzündeوَمَا لَكُمْve sizinمِنْ دُونِ dışındaاللَّهِ Allah’ınمِنْ وَلِيٍّ ne bir veliniz vardırوَلَا نَصِيرٍ ne bir yardımcınız

Advertisements