216

٢١٦

فَاِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ اِنّى بَرىءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ

(216) fe in asavke fe kul inni beriüm mimma ta’melun
Sana isyan ederlerse söyleyiver gerçekten ben sizin yaptıklarınızdan beriyim

(216) Then if they disobey thee, say, I am free (of responsibility) for what ye do!

1. fe : fakat, o taktirde
2. in : şâyet, eğer
3. asav-ke : sana asi oldular, isyan ettiler
4. fe : o taktirde, o zaman
5. kul : de, söyle
6. innî : muhakkak ki ben
7. berîun : uzak
8. mimmâ (min mâ) : şeyden
9. ta’melûne : yapıyorsunuz