118

١١٨

فَافْتَحْ بَيْنى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنى وَمَنْ مَعِىَ مِنَ الْمُؤْمِنينَ

(118) feftah beyni ve beynehüm fethav ve neccini ve mem meiye minel mü’minin
Artık sen aç benimle onlar arasında hükmü beni kurtar ve beraberimdeki mü’minleri

(118) Judge thou, then, between me and them openly, and deliver me and those of the Believers who are with me.

1. feftah (fe iftah) : artık, bu durumda aç
2. beynî : benim aram
3. ve beyne-hum : ve onların arası
4. fethan : fethederek, açarak
5. ve necci-nî : ve beni kurtar
6. ve men : ve kimseler, kişiler
7. maiye : benimle beraber
8. min el mu’minîne : mü’minlerden