19

١٩

فَاِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ

(19) feinnema hiye zecratüv vahidetün fe izahüm yenzurun
Bu ancak tek bir sesten (ibarettir) o zaman onlar bakıp dururlar

(19) Then it will be a single (compelling) cry and behold, they will begin to see.

1. fe : işte o zaman
2. innemâ : yalnızca, sadece
3. hiye : o
4. zecretun : haykırış, çığlık
5. vâhıdetun : bir tek
6. fe izâ hum : işte o zaman onlar
7. yenzurûne : bakacaklar, görecekler

Advertisements