88

    RevelationCuzPageSurah
    38 23457Sad(38)

٨٨

وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَاَهُ بَعْدَ حينٍ

(88) vele ta’lemünne nebeehu ba’de hiyn
Mutlaka bileceksiniz onun haberini daha sonra

(88) And ye shall certainly know the truth of it (all) after a while.

1. ve le : ve mutlaka
2. talemunne : bileceksiniz, öğreneceksiniz
3. nebee-hu : onun haberi
4. ba’de : sonra
5. hînin : bir zaman, bir süre


AÇIKLAMA

“De ki: “Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben size kendiliğinden bir şeyler teklif edenlerden de değilim.” Yani Ey Rasul! Kav­minden olan o müşriklere de ki: Ben sizden, peygamberliğimin, Allah’ın vahyinin, Kur’an’la verdiğim öğüdün ve vahyin ihtiva ettiği diğer hususla­rın tebliği karşılığında bana vereceğiniz herhangi bir karşılık veya mal istemiyorum. Ben, Allah hakkında yalan uyduranlardan da değilim ki size bilmediğim şeyleri söyleyeyim yahut Allah’ın, çağırmamı emir buyurduğu şeyin dışında sizi başka birşeye çağırayım. Burada geçen “tekellüf” keli­mesi kendiliğinden düzmek, uydurmak ve iftira atmak anlamındadır.

“O, alemlere bir öğütten haşka birşey değildir.” Yani bu Kur’an veya si­zi kendisine çağırdığım bu din, yaratıkların tümü için bir öğütten başka birşey değildir. Akıllı kimse, bunun doğruluğuna şahitlik eder. Buradaki “alemlere” ifadesi insanları ve cinleri içine almaktadır. “Bu Kur’an bana, sizi ve onun ulaştığı herkesi uyarayım diye vahyolundu.” (En’am, 6/19) ve “Kavimlerden kim onu inkâr ederse, onun yeri ateştir.” (Hûd, 11/17) ayetle­rinde de bu husus yer almaktadır.

“Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra gayet iyi anlayacaksı­nız.” Yani Ey Kâfirler! Onun, Allah’a çağrısının ve Allah’ı birlemeniz için yaptığı davetin, kısa bir süre sonra, yani ya öldükten sonra veya kıyamet gününde cenneti kazanmanızı sağlayacak şeyleri teşvikinin ve ateşe girme­nizle sonuçlanacak şeyleri yapmaktan sizi sakmdırmasının ve bu yolda si­ze getirdiği haberlerin doğru olduğunu mutlaka bileceksiniz. Hasan-ı Basrî bu ayetin anlamının şöyle olduğunu söylemiştir: “Ey Ademoğlu! Ölüm es­nasında sana kesin bilgi gelecektir.”