47

    RevelationCuzPageSurah
    84 21408Rum(30)

٤٧

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا اِلى قَوْمِهِمْ فَجَاؤُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذينَ اَجْرَمُوا وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنينَ

(47) ve le kad erselna min kablike rusülen ila kavmihim fe cauhüm bil beyyinati fentekamna minellezine ecramu ve kane hakkan aleyna nasrul mü’minin
Yemin olsun gönderdik biz senden önce bir çok resulleri kavimlerine nihayet onlara açık delillerle geldiler bunun üzerine intikam aldık günah işleyenlerden bizim üzerimize bir hak oldu mü’minlere yardım etmek

(47) We did indeed send, before thee, messengers to their (respective) peoples, and they came to them with Clear Signs: then, to those who transgressed, We meted out Retribution: and it was due from Us to aid those who believed.

1. ve lekad : ve andolsun
2. erselnâ : biz gönderdik
3. min kabli-ke : senden önce
4. rusulen : resûller
5. ilâ : için, …e
6. kavmi-him : onların kavmi
7. fe : böylece, artık
8. câû-hum bi : onlara getirdiler
9. el beyyinâti : beyyineler, kesin deliller
10. fentekamnâ (fe intekamnâ) : böylece, bunun üzerine intikam aldık
11. min : dan
12. ellezîne : o kimseler, onlar
13. ecramû : suçlular, günahkârlar
14. ve kâne : ve oldu
15. hakkan : hak
16. aleynâ : bizim üzerimize
17. nasru : yardım
18. el mu’minîne : mü’minler