10

١٠

سَوَاءٌ مِنْكُمْ مَنْ اَسَرَّ الْقَوْلَ وَمَنْ جَهَرَ بِه وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍ بِالَّيْلِ وَسَارِبٌ بِالنَّهَارِ

(10) sevaüm minküm men eserral kavle ve men cehera bihi ve men hüve müstahfim bil leyli ve saribüm bin nehar

sizden müsavidir kim sözünü gizli söylerse kimde onu açıklarsa gece gizlenip gündüz meydana çıkan kimse (o’nun yanında müsavidir)

(10) It is the same (to him) whether any of you conceal his speech or declare it openly whether he lie hid by night or walk forth freely by day.

1. sevâun : birdir, eşittir, musavidir
2. min-kum : sizden
3. men eserre : gizleyen kimse
4. el kavle : söz
5. ve men cehere : ve alenen, açıkça (cehren) söyleyen kimse
6. bi-hî : onu
7. ve men : ve kimse, kim
8. huve : o
9. mustahfin : gizlenen (gizlenmek isteyip gizlenen kimse)
10. bi el leyli : geceleyin
11. ve sâribun : ve dolaşan
12. bi en nehâri : gündüzleyin


SEBEB-İ NÜZUL
Aranızdan birisi ister sözü gizlesin, ister açığa vursun, ister geceye bürünerek gizlensin, ister gündüzün ortaya çıksın hiçbir fark yoktur.

AÇIKLAMA
O’na göre aranızdan sözü gizleyen ile açığa vuran ve geceye bürünerek gizlenip gündüzün ortaya çıkan arasın da fark yoktur.

Advertisements