66

٦٦

فَعَمِيَتْ عَلَيْهِمُ الْاَنْبَاءُ يَوْمَءِذٍ فَهُمْ لَا يَتَسَاءَلُونَ

(66) fe amiyet aleyhimül embaü yevmeizin fe hüm la yetesaelun
Artık onlara kapanmıştır o gün haber yolu onlar artık soramazlar

(66) Then the (whole) story that day will seem obscure to them (like light to the blind) and they will not be able (even) to question each other.

1. fe : artık
2. amiyet : kapandı
3. aleyhim : onlara
4. el enbâu : haberler
5. yevme izin : izin günü
6. fe : artık, bundan sonra
7. hum : onlar
8. lâ yetesâelûne : sorulmazlar, sorgulanmazlar