64

٦٤

وَقيلَ ادْعُوا شُرَكَاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَجيبُوا لَهُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَ لَوْ اَنَّهُمْ كَانُوا يَهْتَدُونَ

(64) ve kiyled’u şürakaeküm fe deavhüm fe lem yestecibu lehüm ve raevül azab lev ennehüm kanu yehtedun
yalvarın bakalım denilecek ortaklarınıza onlar da yalvaracaklar ve kendilerine icabet etmeyecekler ve azabı görecekler onlar olsalardı ya hidayete ermiş

(64) It will be said (to them): Call upon your Partners (for help): They will call upon them, but they will not listen to them and they will see the Penalty (before them) How they had been open to guidance!

1. ve kîled’û (kîle ud’û) : ve “çağırın” denildi
2. şurekâe-kum : sizin ortaklarınız
3. fe : artık, bunun üzerine
4. deav-hum : onları çağırdılar
5. fe : artık, fakat
6. lem yestecîbû : icabet etmezler
7. lehum : onlara
8. ve reavu : ve gördüler
9. el azâbe : azap
10. lev : eğer, keşke
11. enne-hum : onların olduğu
12. kânû : oldular
13. yehtedûne : hidayete erenler

Advertisements