58

٥٨

وَكَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ بَطِرَتْ مَعيشَتَهَا فَتِلْكَ مَسَاكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَنْ مِنْ بَعْدِهِمْ اِلَّا قَليلًا وَكُنَّا نَحْنُ الْوَارِثينَ

(58) ve kem ehlekna min karyetim betirat meiyşeteha fe tilke mesakinühüm lem tüskem mim ba’dihim illa kalila künna nahnül varisin
nice memleket halkını helak ettik geçimi ile şımarmışlara işte onların meskenlerine kendilerinden sonra pek az kimse yerleşip kalmıştır gerçek mirasçılar biziz

(58) And how many populations We destroyed, which exulted in their life (of ease and plenty)! Now those habitations of theirs, after them, are deserted, all but a (miserable) few! and We are their heirs!

1. ve kem : ve kaç adet, nice
2. ehleknâ : helâk ettik
3. min karyetin : ülkeden
4. batırat : azıp şükretmedi
5. maîşete-hâ : onun geçimi
6. fe : o zaman, işte
7. tilke : bu
8. mesâkinu-hum : onların meskenleri
9. lem tusken : iskân edilmedi (oturulmadı)
10. min ba’di-him : onlardan sonra
11. illâ : ancak, den başka
12. kalîlen : az
13. ve kunnâ : ve biz olduk
14. nahnu : biz
15. el vârisîne : varis olanlar