31

٣١

وَاَنْ اَلْقِ عَصَاكَ فَلَمَّا رَاهَا تَهْتَزُّ كَاَنَّهَا جَانٌّ وَلّى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْ يَا مُوسى اَقْبِلْ وَلَا تَخَفْ اِنَّكَ مِنَ الْامِنينَ

(31) ve en elki asak felemma raaha tehtezzü keenneha cannüv vella müdbirav ve lem yüakkib ya musa akbil ve la tehaf inneke minel aminin
Sen asanı bırak hemen onun kıvrıldığını görünce yılan gibi dönüp kaçtı arkasına bile dönmedi ya musa geri dön ve korkma çünkü sen emin olanlardansın

(31) Now do thou throw thy rod! but when he saw it moving (of its own accord) as if it had been a snake, He turned back in retreat, and retraced not his steps: O Moses! (it was said), Draw near, and fear not: for thou art of those who secure.

1. ve en elkı : ve at, bırak
2. asâ-ke : asanı
3. fe : o zaman, böylece, bunun üzerine
4. lemmâ : olduğu zaman
5. reâ-hâ : onu gördü
6. tehtezzu : hareket etti
7. keenne-hâ : gibi
8. cânnun : cinler
9. vellâ : döndü, dönüp kaçtı
10. mudbiren : arkasını dönerek
11. ve lem yuakkıb : ve (geri) dönmedi, arkasına bakmadı
12. yâ mûsâ : ey Musa
13. akbil : (geri) dön
14. ve lâ tehaf : ve korkma
15. inne-ke : muhakkak sen
16. min el âminîne : emniyette olanlardan