22

٢٢

وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَاءَ مَدْيَنَ قَالَ عَسى رَبّى اَنْ يَهْدِيَنى سَوَاءَ السَّبيلِ

(22) ve lemma teveccehe tilkae medyene kale asa rabbi ey yehdiyeni sevaes sebil
Bunun üzerine yönelince medyen’e doğru, dedi olur ki Rabbim beni düzgün bir yola çıkarır

(22) Then, when he turned his face towards (the land of) Madyan, he said: I do hope that my Lord will show me the smooth and straight Path.

1. ve lemmâ : ve olduğu zaman
2. teveccehe : yöneldi, döndü
3. tilkâe : taraf
4. medyene : Medyen (şehri)
5. kâle : dedi
6. asâ : umulur ki, belki
7. rabbî : benim Rabbim
8. en yehdiye-nî : beni hidayete erdirir, ulaştırır
9. sevâe : sevva edilmiş, dizayn edilmiş
10. es sebîli : yol