17

١٧

قَالَ رَبِّ بِمَا اَنْعَمْتَ عَلَىَّ فَلَنْ اَكُونَ ظَهيرًا لِلْمُجْرِمينَ

(17) kale rabbi bima en’amte aleyye fe lem ekune zahiral lil mücrimin
Dedi ey Rabbim benim üzerinde ki nimetinin hakkı için artık, asla yardımcı olmayacağım mücrimlere

(17) He said: O my Lord! for that Thou hast bestowed thy Grace on me, never shall I be a help to those who sin!

1. kâle : dedi
2. rabbi : Rabbim
3. bimâ : sebebiyle
4. en’amte : sen ni’met verdin, ni’metlendirdin
5. aleyye : bana, beni
6. fe : artık, bundan sonra
7. len ekûne : ben olmayacağım
8. zahîren : arka çıkan, yardımcı olan
9. li el mucrimîne : mücrimlere, suç işleyenlere, günahkârlara