16

١٦

قَالَ رَبِّ اِنّى ظَلَمْتُ نَفْسى فَاغْفِرْ لى فَغَفَرَ لَهُ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحيمُ

(16) kale rabbi inni zalemtü nefsi fağfirli fe ğafera leh innehu hüvel ğafurur rahiym
Ey Rabbim dedi ben nefsime zulüm ettim artık beni bağışla (Allah’ta) onu bağışladı elbette ki o, bağışlayan ve merhamet sahibidir

(16) He prayed: O my Lord! I have indeed wronged my soul! do thou then forgive me! So (Allah) forgave him: for He is the Oft-Forgiving, Most Merciful.

1. kâle : dedi
2. rabbi : Rabbim
3. innî : muhakkak ben
4. zalemtu : zulmettim
5. nefsî : nefsim
6. fagfirlî (fe ıgfirlî) : artık beni mağfiret et
7. fe : o zaman, böylece
8. gafera lehu : onu bağışladı
9. inne-hu : muhakkak o
10. huve : o
11. el gafûru : mağfiret eden
12. er rahîmu : rahîm esmasıyla tecelli eden

Advertisements