12

١٢

وَحَرَّمْنَا عَلَيْهِ الْمَرَاضِعَ مِنْ قَبْلُ فَقَالَتْ هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلى اَهْلِ بَيْتٍ يَكْفُلُونَهُ لَكُمْ وَهُمْ لَهُ نَاصِحُونَ

(12) ve harramna aleyhil meradia min kablü fe kalet hel edüllüküm ala ehli beytiy yekfülunehu leküm ve hüm lehu nasihun
Haram etmiştik daha önce ona süt analarını size göstereyim mi? dedi (uygun) ev halkını sizin için onun bakımını yapacak ve ona samimi bakacak olanları

(12) he refused And We ordained that suck at first, until (his sister came up and) said: Shall I point out to you the people of a house that will nourish and bring him up for you and be sincerely attached to him?

1. ve harremnâ : ve haram ettik, yasakladık
2. aleyhi : ona
3. el merâdıa : süt anneler
4. min kablu : önceden, daha önce
5. fe : o zaman, artık, böylece
6. kâlet : dedi
7. hel : mı
8. edullu-kum : size delâlet edeyim, yardım edeyim
9. alâ ehli beytin : bir aileye
10. yekfulûne-hu : ona kefil olacak, onun bakımını üstlenecek
11. lekum : sizin için, size
12. ve hum : ve onlar
13. lehu : onu, ona
14. nâsıhûne : (öğüt verir) iyi yetiştirir

Advertisements