37

٣٧

وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه فَطَمَسْنَا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَابى وَنُذُرِ

(37) velekad raveduhu an dayfihi fetamesna a’yunehum fezuku azabi ve nuzur
Yemin olsun, onlar tecavüz etmek istediler lut’un misafirlerine biz de silme kör ettik onların gözlerini artık tadın azabımı ve uyarılarımı (dedik)

(37) And they even sought to snatch away his guests from him, but We blinded their eyes. (They heard:) Now taste ye My Wrath and My Warning.

1. ve lekad : ve andolsun
2. râvedû-hu an : göz koydular, kötü amelleri için ısrarla istediler
3. dayfi-hî : onun misafirleri
4. fe : böylece
5. tamesnâ : silip yok ettik
6. a’yune-hum : onların gözleri
7. fe : bunun üzerine
8. zûkû : tadın
9. azâbî : azabımı
10. ve nuzuri : ve inzarımı, uyarılarımı

وَلَقَدْandolsunرَاوَدُوهُonlar kötülük yapmak istediler deعَنْ ضَيْفِهِmisafirlerine dahiفَطَمَسْنَاsilme kör ettikأَعْيُنَهُمْgözleriniفَذُوقُوا şimdi tadınعَذَابِي azabımıوَنُذُرِ ve uyarılarımı

Advertisements