39

٣٩

اَمْ لَكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلى يَوْمِ الْقِيمَةِ اِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ

(39) em lekum eymanun ‘aleyna baliğatun ila yevmilkiyameti inne lekum lema tahkumune
Yoksa sizin için üzerimizde yeminler mi (var?) kıyamet gününe kadar sürecek sizin için mutlaka siz neye hükmederseniz (öyle mi olacak?)

(39) Or have ye Covenants with Us on oath, reaching to the Day of Judgment, (providing) that ye shall have whatever ye shall demand?

1. em : yoksa
2. lekum : sizin için, sizin
3. eymânun : yeminler
4. aleynâ : üzerimizde
5. bâligatun : erişir, sürer
6. ilâ yevmi el kıyâmeti : kıyâmet gününe kadar
7. inne : muhakkak
8. lekum : sizin için, sizin
9. le : mutlaka
10. : şey, ne
11. tahkumûne : siz hüküm veriyorsunuz

أَمْ لَكُمْ أَيْمَانٌyoksa:yeminleriniz mi vardırعَلَيْنَا üzerimizdeبَالِغَةٌ sürecekإِلَى يَوْمِgününe kadarالْقِيَامَةِkıyametإِنَّ muhakkakلَكُمْ sizindir diyeلَمَا تَحْكُمُونَne hükmederseniz