28

٢٨

قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

(28) kale evsetuhum elem ekul lekum levha tusebbihune
En insaflıları dedi size ben demedim mi? keşke tesbih çekenlerden olsaydık

(28) Said one of them, more just (than the rest): Did I not say to you, why not glorify (Allah)?

1. kâle : dedi
2. evsatu-hum : onların en makul düşüneni (aklı başında olanı)
3. e lem ekul : ben demedim mi
4. lekum : size
5. lev : eğer, olsa, keşke olsaydı
6. lâ tusebbihûne : tespih etmiyorsunuz

قَالَ dedi kiأَوْسَطُهُمْmutedil olanlarıأَلَمْ أَقُلْben dememiş miydimلَكُمْ sizeلَوْلَا تُسَبِّحُونَtesbih etmeniz gerekmez miydi