20

٢٠

فَاَصْبَحَتْ كَالصَّريمِ

(20) feasbehat kessarim
Böylece (o bahçe) devşirilmiş gibi olmuştu

(20) So the (garden) became, by the morning, like a dark and desolate spot, (whose fruit had been gathered).

1. fe : böylece
2. asbahat : oldu
3. ke : gibi
4. es sarîmi : simsiyah, kara toprak

فَأَصْبَحَتْsonunda olduكَالصَّرِيمِdevşirilmiş gibi