35

    RevelationCuzPageSurah
    34 26518Qaf(50)

٣٥

لَهُمْ مَا يَشَاؤُنَ فيهَا وَلَدَيْنَا مَزيدٌ

(35) lehum ma yeşaune fiha ve ledeyna mezid
Onların orada her istedikleri (var) katımızda daha ziyadesi (var)

(35) There will be for them therein all that they wish, and more besides in Our Presence.

1. lehum : onların, onlar için (vardır)
2. mâ yeşâûne : diledikleri şey
3. fî-hâ : orada
4. ve ledeynâ : ve katımızda
5. mezîdun : daha fazlası

لَهُمْ onlarındırمَا يَشَاءُونَ diledikleri her şeyفِيهَا oradaوَلَدَيْنَا katımızda varمَزِيدٌ daha fazlası da


AÇIKLAMA

“Cennet de takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı.” Yani cennet takva sahipleri için uzak olmayacak şekilde yaklaştırılmış veya on­lara uzak olmayan bir yere getirilmiştir. Cennet onlar tarafından görül­mektedir. Takva ehli bulundukları yerden cenneti seyretmekte ve onda bu­lunan gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiçbir kimsenin aklına gelmeyen nimetlere bakmaktadırlar.

“İşte size vaadedilen ki o (tam manasıyla Allah’a) dönen, Onun emir ve yasaklarına riayet eden… kimselere mahsustur.” Yani melekler onlara şöyle demektedir: Cennette gördüğünüz bu nimetler bizzat Rabbinizin kitaplarında, size gönderdiği peygamberlerinin lisanı ile vaadedilen nimetlerdir. İşte bu sevap sadece günahtan uzaklaşmak suretiyle tam manasıyla Allah’a ve O’na itaate dönen, Allah’ın çizdiği sınırlara ve koyduğu hükümlere çokça riayet edip verdiği sözü tutan, onu hiçbir şekilde bozmayan ve hiçbir şekilde onda bir nebze bile ihmal göstermeyen kimselere mahsustur.

“… (kimse) görmediği halde Rahman’dan korkan ve O’na yönelmiş bir kalple gelen kimselere mahsustur.” Yani Allah’ın çizdiği bu sınırlara riayet edip onu aşmayan, kimsenin görmediği gizli bir yerde bile O’ndan korkan kimsedir Bunun bir benzeri de kıyamet günü Allah’ın gölgesinde gölgelenecek olan yedi zümre hakkında Rasulullah’ın söylediği ��u sözdür: Ahmed, Buhari, Müslim ve Nesai bunu Ebu Hureyre’den şöyle rivayet etmişlerdir: “Gizli bir yerde Allah’ı zikrederken gözleri dolup taşan adam (Allah’ın gölgesinde gölgelenecektir.)” Ayrıca bu sevaba nail olacak kimse Allah’a itaat hususunda samimi bir kalple Allah’a döner. Kıyamet gününde günahlardan salim ve boyun eğmiş bir kalple Allah’la karşılaşır.

“Oraya emniyet içerisinde giriniz. İşte bu ebedi hayatın başladığı gündür.” Yani onlara şöyle denir. Haydi azaptan ve nimetlerin elden kaçırılması vs. her türlü korkudan salim bir halde yahut Allah’ın ve meleklerin selamına kavuşmuş olarak cennete giriniz. İşte cennete girdiğiniz bu gün herhangi bir ölüm ve değişmenin olmadığı ebedilik ve devamlılık günüdür.

“Orada istedikleri her şey kendileri için mevcuttur. Bizim nezdimizde dahası da vardır.” Yani işte söz konusu vasıflara sahip takva ehli için cennette istedikleri, canlarının arzu ettiği, gözlerinin lezzet duyduğu çeşit çeşit iyilikler, arzularına göre türlü türlü nimetler vardır. Neyi isterlerse orada onu bulabilirler. İnsana zevk veren nimet çeşitlerinden hangisini arzu ederlerse onu elde edebilirler. Bizim yanımızda hatıra gelmemiş daha başkaları da mevcuttur. Bunun bir benzeri şu ayet-i kerimedir:

“İhsan sahipleri için en güzel nimetler ve daha fazlası vardır.” (Yunus: 10/21)

Sahih-i Buhari’de Suheyb b. Sinan er-Rumi’den şöyle rivayet edilmiştir: “Bu fazlalık Allah’ın vechini temaşa etmektir.”

Advertisements