53

    RevelationCuzPageSurah
    102 18355Nur(24)

٥٣

وَاَقْسَمُوا بِاللّهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَءِنْ اَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُلْ لَا تُقْسِمُوا طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌ اِنَّ اللّهَ خَبيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

(53) ve aksemu billahi cehde eymanihim lein emartehüm le yahrucünn kulla tuksimu taatüm ma’rufeh innellahe habirum bima ta’melun
Bir de onlar kuvvetleriyle Allah’a yemin ederler eğer onlara emredersen (savaşa) çıkacaklarını de ki: yemin etmeyin güzel (samimi) itaat yeter kesinlikle Allah yaptıklarınızdan haberdardır

(53) They swear their strongest oaths by Allah that, if only thou wouldst command them, they would leave (their homes). Say: “Swear ye not obedience is (more) reasonable verily, Allah is well acquainted with all that ye do.”

1. ve aksemû : ve yemin ettiler
2. bi allâhi : Allah’a
3. cehde : güç, kuvvet
4. eymâni-him : yeminleri
5. le in : eğer
6. emerte-hum : sen onlara emrettin
7. le yahrucunne : mutlaka çıkacaklar
8. kul : de
9. lâ tuksimû : yemin etmeyin
10. tâatun : bağlılık, itaat
11. ma’rûfetun : bilinen, taktir edilen
12. inne allâhe : muhakkak Allah
13. habîrun : haberdar
14. bimâ ta’melûne : yaptığınız şeylerden


SEBEB-İ NÜZUL
Var güçleriyle Allah’a yemin ettiler ki eğer kendilerine emredersen mutlaka (savaşa) çıkacaklardır. De ki: “Yemin etmeyin. Bu, makûl bir itaattir. Muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Allah Tealâ münafıkların Hz. Peygamber (sa)’ın hükmünden hoşlanmadıklarını beyan buyurunca münafıklar Hz. Peygamber (sa)’e gelip: “Allah’a yemin olsun ki yurtlarımızdan, kadınlarımızdan ve mallarımızdan çıkmamızı; bunları bırakıp cihada çıkmamızı emretmiş olsaydın bunları bırakır ve cihada çıkar, cihad ederdik.” dediler de bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil oldu.

Advertisements