51

    RevelationCuzPageSurah
    102 18355Nur(24)

٥١

اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنينَ اِذَا دُعُوا اِلَى اللّهِ وَرَسُولِه لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا وَاُولءِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

(51) innema kane kavlel mü’minine iza düu ilellahi ve rasulihi li yahküme beynehüm ey yekulu semi’na ve ata’na ve ülaike hümül müflihun
Mü’minlerin sözü ancak (şu) olmalıdır Allah’a ve o’nun resulüne çağrıldığın zaman aralarında hüküm verilmesi için dinledik ve itaat ettik demeleridir işte bunlar muratlarına erenlerdir

(51) The answer of the Believers, when summoned to Allah and His Messenger, in order that He may judge between them, is no other than this: they say, “We hear and we obey”: it is such as these that will attain felicity.

1. innemâ : ancak, sadece
2. kâne : oldu
3. kavle : söz
4. el mu’minîne : mü’minler
5. izâ duû : çağrıldığı zaman, davet edildikleri zaman
6. ilâ allâhi : Allah’a
7. ve resûli-hî : ve onun resûlü
8. li yahkume : hüküm vermesi için
9. beyne-hum : onların aralarında
10. en yekûlû : demeleri, söylemeleri
11. semi’nâ : işittik
12. ve ata’nâ : ve itaat ettik
13. ve ulâike : ve işte onlar
14. hum : onlar
15. el muflihûne : felâha ulaşanlar