41

    RevelationCuzPageSurah
    102 18354Nur(24)

٤١

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِى السَّموَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَافَّاتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبيحَهُ وَاللّهُ عَليمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ

(41) e lem tera ennellahe yüsebbihu lehu men fis semavati vel erdi vet tayru saffat küllün kad alime salatehu ve tesbihah vallahü alimüm bima yef’alun
Görmedin mi? şüphe yok ki göklerde ve yerde olanlar ve sürüler halindeki kuşlar hep Allah’ı tespih eder hepsi de şüphesiz duayı ve tesbihi bilirler Allah (bütün) yaptıklarınızı bilendir

(41) Seest thou not that it is Allah whose praises all beings in the heavens and on earth do celebrate, and the birds (of the air) with wings outspread? Each one knows its own (mode of) prayer and praise. And Allah knows well all that they do.

1. e lem tera : görmüyor musun, görmedin mi
2. ennallâhe (enne allâhe) : Allah olduğunu
3. yusebbihu : tesbih ederler
4. lehu : onun, onu
5. men : kimse(ler)
6. fî es semâvâti : semalarda
7. ve el ardı : ve arz, yeryüzü
8. ve et tayru : ve kuşlar
9. sâffâtin : saf saf, saflar halinde
10. kullun : hepsi
11. kad : olmuştu
12. alime : bildi
13. salâte-hu : salatını, namazını, duasını
14. ve tesbîha-hu : ve tesbihlerini
15. vallâhu (ve allâh) : ve Allah
16. alîmun : en iyi bilendir
17. bimâ : şeyleri
18. yef’alûne : yapıyorlar