11

    RevelationCuzPageSurah
    102 18350Nur(24)

١١

اِنَّ الَّذينَ جَاؤُ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَاتَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِىءٍ مِنْهُمْ مَااكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِ وَالَّذى تَوَلّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظيمٌ

(11) innellezine cau bil ifki usbetüm minküm la tahsebuhü şerral leküm bel hüve hayrul leküm li küllimriim minhüm mektesebe minel ism vellezi tevella kibrahu minhüm lehu azabün aziym
Şüphesiz fitneyi meydana getirenler içinizdeki bir cemaattir onu kendiniz için şer sanmayın belki o sizin için hayırlıdır iftiracılardan her birine kazandığı vebal vardır içlerinden iftiranın büyüğünü çevirmek isteyenlere de azim bir azap (vardır)

(11) Those who brought forward the lie are a body among yourselves: think it not to be an evil to you on the contrary it is good for you: to every man among them (will come the punishment) of the sin that he earned, and to him who took on himself the lead among them, will be a Penalty grievous.

1. innellezîne (inne ellezîne) : muhakkak o kimseler, onlar
2. câû : geldiler
3. bi el ifki : ifk ile, uydurulmuş iftira ile
4. usbetun : birbirine destek olan insanlar topluluğu, bir grup
5. min-kum : sizden, içinizden
6. lâ tahsebû-hu : onu zannetmeyin
7. şerren : bir şerr
8. lekum : sizin için
9. bel : hayır
10. huve : o
11. hayrun : hayırlıdır
12. lekum : sizin için
13. li kullimriin (li kulli imriin) : (hepsi, herkes) herbiri için vardır
14. min-hum : onlardan
15. mektesebe (ma iktesebe) : kazandığı şey
16. min el ismi : günahtan
17. vellezî tevellâ (ve ellezî tevellâ) : ve çeviren, yöneten kimse
18. kibre-hu : onun büyüğü
19. min-hum : onlardan
20. lehu : onun için, ona vardır
21. azâbun azîmun : büyük azap


SEBEB-İ NÜZUL
O uydurma haberi (iftirayı) getirenler içinizden bir zümredir. Onu sizin için bir şer sanmayın. Tam tersine o sizin için bir hayırdır. Onlardan herkese kazandığı günah vardır. Onlardan günahın büyüğünü işleyen o adam yok mu; işte onadır azâb-ı azîm.