16

١٦

وَجَعَلَ الْقَمَرَ فيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا

(16) ve ce’alelkamere fihinne nuren ve ce’aleşşemse siracen
Ay’ı yapmış semaların içinde bir nur güneş’i de ışık veren bir kandil getirmiştir

(16) And made the moon a light in their midst, and made the sun as a (Glorious) Lamp?

1. ve ceale : ve kıldı
2. el kamera : kamer, ay
3. fî-hinne : onların içinde, arasında
4. nûran : bir nur
5. ve ceale : ve kıldı
6. eş şemse : güneş
7. sirâcen : kandil, çırağ

وَجَعَلَve kılmışالْقَمَرَ ayıفِيهِنَّ bunlar içindeنُورًا bir nurوَجَعَلَ de yapmıştırالشَّمْسَgüneşiسِرَاجًا bir kandil