97

    RevelationCuzPageSurah
    92 593Nisa(4)

٩٧

اِنَّ الَّذينَ تَوَفّيهُمُ الْمَلءِكَةُ ظَالِمي اَنْفُسِهِمْ قَالُوا فيمَ كُنْتُمْ قَالُوا كُنَّا مُسْتَضْعَفينَ فِى الْاَرْضِ قَالُوا اَلَمْ تَكُنْ اَرْضُ اللّهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُوا فيهَا فَاُولءِكَ مَاْويهُمْ جَهَنَّمُ وَسَاءَتْ مَصيرًا

(97) innellezine teveffahümül melaiketü zalimi enfüsihim kalu fime küntüm kalu künna müstad’afine fil ard kalu e lem tekün erdullahi vasiaten fe tühaciru fiha fe ülaike me’vahüm cehennem ve saet mesiyra

o kimseler ki melekler canlarını alırken nefislerine zulüm edenlerin ne işteydiniz, derler bizler derler yeryüzünde zayıf kimselerdik (melekler) Allah’ın arzı geniş değil miydi? derler oraya hicret etseydiniz işte bunların yeri cehennemdir ne kötü dönüş yeri

(97) When angels take the souls of those who die in sin against their souls, they say: in what (plight) were ye? they reply: weak and oppressed were we in the earth. They say: was not the earth of Allah spacious enough for you to move yourselves away (from evil)? such men will find their abode in Hell, what an evil refuge

1. inne ellezîne : muhakkak ki onlar
2. teveffâ-hum : onları vefat ettirir, öldürür
3. el melâiketu : melekler
4. zâlimî : zulmedenler
5. enfusi-him : onların nefsleri, kendileri
6. kâlû : dediler
7. fîme : nerede, ne işte
8. kuntum : siz oldunuz, idiniz
9. kâlû : dediler
10. kunnâ : biz olduk, biz idik,
11. mustad’afîne : aciz, çaresiz, zayıf olanlar
12. fî el ardı : arzda, yeryüzünde
13. kâlû : dediler
14. e : …mı
15. lem tekun : olmadı, değil
16. ardu : arz , yeryüzü
17. allâhi : Allah
18. vâsiaten : geniş
19. fe : o halde, öyleyse
20. tuhâcirû : hicret edersiniz
21. fî-hâ : orada
22. fe : işte
23. ulâike : işte onlar
24. me’vâ-hum : onların varacakları, gidecekleri yer
25. cehennemu : cehennem
26. ve sâet : ve ne kötü, fena
27. masîran : varış yeri

إِنَّşüphesizالَّذِينَ تَوَفَّاهُمْ onları alırkenالْمَلَائِكَةُ meleklerظَالِمِي zulmeder oldukları haldeأَنفُسِهِمْ nefislerineقَالُوا derlerفِيمَ كُنتُمْ ne yapıyordunuzقَالُواderlerكُنَّا biz olanlardıkمُسْتَضْعَفِينَ mustazafفِي الْأَرْضِ yeryüzündeقَالُوا derler kiأَلَمْ تَكُنْ değil miydiأَرْضُ arzıاللَّهِ Allah’ınوَاسِعَةً genişفَتُهَاجِرُواhicret etseydiniz yaفِيهَا oradaفَأُوْلَئِكَ işte onlar var yaمَأْوَاهُمْ onların barınağıجَهَنَّمُ cehennemdirوَسَاءَتْ doğrusu ne kötüمَصِيرًا dönüş yeridir

Advertisements