8

    RevelationCuzPageSurah
    92 477Nisa(4)

٨

وَاِذَا حَضَرَ الْقِسْمَةَ اُولُوا الْقُرْبى وَالْيَتَامى وَالْمَسَاكينُ فَارْزُقُوهُمْ مِنْهُ وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا

(8) ve iza hadaral kismete ülül kurba vel yetama vel mesakinü ferzüku hüm minhü ve kulu lehüm kavlem ma’rufa

miras taksiminde orada hazır bulunan akrabaları yetimleri ve miskinleri rızıklandırınız o maldan onları onlara güzel söz söyleyiniz

(8) But if at the time of division other relatives, or orphans, or poor, are present, feed them out of the (property), and speak to them words of kindness and justice.

1. ve izâ : ve … olduğu zaman
2. hadara : hazır oldu, orada bulundu
3. el kısmete : paylaştırma, taksim
4. ulû : sahibi
5. el kurbâ : yakınlık, akrabalar
6. ve el yetâmâ : ve yetimler
7. ve el mesâkînu : ve miskinler, çalışamayacak durumdaki yaşlılar, yoksullar
8. fe urzukû-hum : o taktirde onları rızıklandırın
9. min-hu : ondan
10. ve kûlû : ve deyin, söyleyin
11. lehum : onlara
12. kavlen : söz
13. ma’rûfen : iyi, güzel

وَإِذَا zamanحَضَرَ hazır bulunduklarıالْقِسْمَةَ taksimdeأُوْلُوا الْقُرْبَى yakın akrabalarوَالْيَتَامَى yetimlerوَالْمَسَاكِينُ ve yoksullarفَارْزُقُوهُمْ onları rızıklandırınمِنْهُ ondanوَقُولُوا ve söyleyinلَهُمْ onlaraقَوْلًا sözمَعْرُوفًا güzel

Advertisements