72

    RevelationCuzPageSurah
    92 588Nisa(4)

٧٢

وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّءَنَّ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُصيبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّهُ عَلَىَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَهيدًا

(72) ve inne minküm le mel leyübettien fe in esabetküm müsiybetün kale kad en’amellahü aleyye iz lem eküm meahüm şehida

şüphesiz sizden öyle kimseler var ki cihada çıkmayacak eğer size bir musibet isabet etse der ki muhakkak Allah bana nimeti sayesinde lütfetti o zaman ben olmadım onlarla beraber bulunup şahit

(72) There are certainly among you men who would tarry behind: if a misfortune befalls you, they say: Allah did favour us in that we were not present among them.

1. ve inne : ve muhakkak ki
2. min-kum : sizden bir kısmı, bazıları
3. le men : mutlaka o kimse
4. le yubattienne : mutlaka yavaş davranır
5. fe in : sonra eğer
6. esâbet-kum : size isabet etti
7. musîbetun : bir musibet
8. kâle : dedi, söyledi
9. kad : oldu
10. en’ame : ni’met verdi, nimetlendirdi
11. allâhu : Allah
12. aleyye : bana
13. iz : o zaman
14. lem ekun : ben olmadım
15. mea-hum : onlarla beraber, birlikte
16. şehîden : şahit

وَإِنَّ şüphesizمِنْكُمْ içinizdenلَمَنْ öylesi vardır kiلَيُبَطِّئَنَّ muhakkak pek ağır davranırفَإِنْ أَصَابَتْكُمْ eğer size gelirseمُصِيبَةٌ bir musibetقَالَ derقَدْmuhakkak kiأَنْعَمَ nimet verdiاللَّهُ Allahعَلَيَّ banaإِذْ لَمْ أَكُنْ çünkü değildimمَعَهُمْ onlarla beraberشَهِيدًا şahit olarak

Advertisements