62

    RevelationCuzPageSurah
    92 587Nisa(4)

٦٢

فَكَيْفَ اِذَا اَصَابَتْهُمْ مُصيبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ اَيْديهِمْ ثُمَّ جَاؤُكَ يَحْلِفُونَ بِاللّهِ اِنْ اَرَدْنَا اِلَّا اِحْسَانًا وَتَوْفيقًا

(62) fe keyfe iza esabethüm müsiybetüm bi ma kaddemet eydihim sümme cauke yahlifune billahi in eradna illa ihsanev ve tevfika

onlara bir musibet isabet ettiği zaman nasıl olacak kendi elleri ile yaptıkları yüzünden sonra sana gelmişler Allah adına yemin ediyorlar ancak bizim istediğimiz iyilik ve ara bulmaktı

(62) How then, when they are sized by misfortune, because of the deeds which their hands have sent forth? then they come to thee, swearing by Allah: we meant no more than good will and conciliation

1. fe : bundan sonra
2. keyfe : nasıl olur
3. izâ : olduğu zaman, olunca
4. esâbet-hum : onlara isabet etti
5. musîbetun : bir musibet
6. bi-mâ : sebebiyle, …’dan dolayı
7. kaddemet : takdim etti, yaptı, işledi
8. eydî-him : onların elleri, kendi elleri, elleri
9. summe : sonra
10. câû-ke : sana geldiler
11. yahlıfûne : yemin ederler
12. bi allâhi : Allah’a
13. in …..(illâ) : sadece
14. eradnâ : biz istedik
15. (in)….illâ : sadece
16. ihsânen : ihsan, iyilik
17. ve tevfîkan : ve birlik, arayı bulma, birleştirme

فَكَيْفَ nasıl olacakإِذَا أَصَابَتْهُمْ onlara geldiği zamanمُصِيبَةٌ bir musibetبِمَا قَدَّمَتْ sundukları şey sebebiyleأَيْدِيهِمْ kendi elleriyleثُمَّ sonraجَاءُوكَ sana gelerekيَحْلِفُونَ yemin ederlerبِاللَّهِ Allah’aإِنْ أَرَدْنَا biz istedikإِلَّا ancakإِحْسَانًا iyilik etmekوَتَوْفِيقًا ve ara bulmak

Advertisements