164

    RevelationCuzPageSurah
    92 6103Nisa(4)

١٦٤

وَرُسُلًا قَدْ قَصَصْنَا هُمْ عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُ وَرُسُلًا لَمْ نَقْصُصْهُمْ عَلَيْكَ وَكَلَّمَ اللّهُ مُوسى تَكْليمًا

(164) ve rusülen kad kasasna hüm aleyke min kablü ve rusülel lem naksushüm aleyk ve kellemellahü musa teklima

resullerin kıssalarını sana anlattıklarımız da var senden öncekilerin sana anlatmadığımız resuller de var Allah musa (ile) bizzat konuştu

(164) Of some messengers We have already told thee the story of others We have not – and to Moses Allah spoke direct-

1. ve rusulen : ve resûller
2. kad : olmuştu
3. kasasnâ-hum : onları kıssa ettik, anlattık
4. aleyke : sana
5. min kablu : önceden, daha önce
6. ve rusulen : ve resûller
7. lem naksus-hum : onları kıssa etmedik, anlatmadık
8. aleyke : sana
9. ve kelleme : ve konuştu
10. allâhu : Allah
11. mûsâ : Hz. Musa
12. teklîmen : kelimelerle, konuşarak, hitap ederek

وَرُسُلًا o rasuller kiقَدْ elbetteقَصَصْنَاهُمْ onları anlattıkعَلَيْكَ sanaمِنْ قَبْلُ daha önceوَرُسُلًا öyle rasuller de var kiلَمْ نَقْصُصْهُمْ onları anlatmadıkعَلَيْكَ sanaوَكَلَّمَ ve konuştuاللَّهُ Allahمُوسَى Musa ileتَكْلِيمًا doğrudan doğruya


SEBEB-İ NÜZUL

Allah Tealâ, kitabında bazı peygamberlerinin adını zikredip bazısını zikretmediğini gören yahudiler, adı anılanların anılmıyanlardan daha üstün olduğunu düşünerek: “Muhammed peygamberleri ziretti ama Musa’nın hiç adını anmıyor.” dediler de bunun üzerine “Ve Allah, Musa ile de konuşmuştur.” âyeti nazil oldu

Advertisements