16

    RevelationCuzPageSurah
    92 479Nisa(4)

١٦

وَالَّذَانِ يَاْتِيَانِهَا مِنْكُمْ فَاذُوهُمَا فَاِنْ تَابَا وَاَصْلَحَا فَاَعْرِضُوا عَنْهُمَا اِنَّ اللّهَ كَانَ تَوَّابًا رَحيمًا

(16) vellezani ye’tiyaniha minküm fe azuhüma fe in taba ve asleha fe a’ridu anhüma innellahe kane tevvaber rahiyma

sizden zina edenlerin her ikisinde eza edin eğer tövbe eder ıslah olursa o ikisine (ezadan) vazgeçin şüphesiz Allah tövbeleri kabul edici merhametlidir

(16) If two men among you are guilty of lewdness, punish them both. If they repent and amend, leave them alone for Allah is Oft-Returning, Most Merciful.

1. vellezâni (ve ellezâni ) : ve o ikisi (erkek)
2. ye’tiyâni-hâ : onu yaparlar (fuhuş, zina yaparlar)
3. min-kum : sizden, içinizden
4. fe âzû-humâ : o taktirde artık ikisine eza edin
5. fe : fakat, o zaman, artık
6. in tâbâ : eğer tövbe ederler ise
7. ve aslehâ : ve ıslâh oldular
8. fe a’rıdû : o zaman vazgeçin
9. an-humâ : ikisinden
10. inne : muhakkak
11. allâhe : Allah
12. kâne : oldu, idi, …dır
13. tevvâben : tövbeleri kabul eden
14. rahîmen : Rahîm olan

وَاللَّذَانِ يَأْتِيَانِهَا onu işleyenlerinمِنْكُمْ içinizdenفَآذُوهُمَا her ikisine de eziyet edinفَإِنْ تَابَا eğer tevbe ederوَأَصْلَحَا ve düzeltirlerseفَأَعْرِضُوا vazgeçinعَنْهُمَا onlardanإِنَّ muhakkak kiاللَّهَ Allahكَانَ olandırتَوَّابًا Tevvabرَحِيمًا ve Rahim


AÇIKLAMA

İslâm’ın ilk dönemlerinde hüküm şuydu: Kadın zina eder ve zina ettiği adaletli dört şahidin şahitliği ile sabit olursa, evde hapsedilir ve ölünceye ka­dar oradan çıkmasına imkân verilmezdi. Erkeklerin cezası ise sözlü olarak tah­kir edilmek, ayıplanmak ve ayakkabı ve benzeri şeylerle vurulmak şeklindeydi. Şanı Yüce Allah evlenmemiş olanlar için sopa cezası ve muhsan (evli) erkek ve kadınlar için de recm ile neshedinceye kadar hüküm böylece sürüp gitti.

Zina Eden Kadınların Cezası:

Ayetin ifadesine göre fuhşu irtikap eden ki fuhuş çirkin ve kötü iş demek olup bundan kasıt zinadır kadınların zina ettiklerine dair erkeklerden dört şa­hit tutulur. Eğer dört erkek şahitlik ederlerse, ölüm meleği bunları alıp götürünceye yahut da Yüce Allah onlara bir çıkış gösterinceye kadar evlerde alıko­nulur.

Bu, başlangıçta böyleydi. Daha sonra Yüce Allah onlara bir çıkar yol gös­terdi ki, bu da (duruma göre) sopa ve recimdir. İbni Cerir etTaberî, Yüce Allah’ın, “Kadınlarınızdan fuhşu irtikap edenlere… yahut Allah onlara bir çıkar yol gösterinceye kadar onları evlerde alıkoyun” buyruğu hakında İbni Abbas’tan şöyle dediğini rivayet etmektedir: Kadın zina ettiği vakit ölünceye kadar evde hapsedilirdi. Bundan sonra ise Yüce Allah, “Zina eden kadın ile zina eden erke­ğin her birine yüzer değnek vurun…” (Nur, 24/2) buyruğunu indirdi. Eğer her ikisi de muhsan (evli) iseler recm edilirlerdi. İşte Allah’ın kendilerine gösterdi­ği çıkar yolları budur.

Müslim ile Sünen sahipleri Übade b. es-Sâmit’ten, o da Peygamber (s.a.)’den şu lafızla bir hadis-i şerif rivayet etmişlerdir: “Benden öğreniniz, ben­den öğreniniz! Allah o kadınlar için bir yol göstermemiş bulunuyor. Evlenme­miş olan erkek evlenmemiş olan kız ile zina ederse yüz sopa ve bir yıl sürgün; evli erkek ile evli kadın birbiriyle zina ederse yüz sopa ve recm cezası vardır.”.

İlim adamlarının nihaî görüşü ise Ubade’nin hadisinin son bölümünün nesholunduğu ve Yüce Allah’ın evli zina edenler için gösterdiği yolun sopa ce­zası olmaksızın sadece recm olduğu şeklindedir. Çünkü Resulullah’ın recm et­mekle birlikte sopa cezası vurmadığına dair sahih hadisler de gelmiştir. Onlar da Peygamber (s.a.)’in sahih olarak gelen bu fiilî uygulamasını Ubade’nin hadi-sindeki sözüne karşı delil göstermişlerdir.

Zina Eden Erkeklerin Cezası:

Ayet-i kerimenin manası şöyledir: Mücahid’in görüşüne göre “fuhşu irti­kap eden” burada zina eden erkeklerdir. es-Süddî ile İbni Zeyd’in görüşüne göre fuhşu irtikap eden evlenmemiş erkek ve kadın tevbe etmedikleri takdir­de sözlü olarak yaptıkları bu iş dolayısıyla ayıplanıp azarlanmalıdırlar. Şa­yet tevbe eder, işlerini düzeltir, hallerinde bir değişiklik yapar ve işledikleri o ahlâksızlıktan vazgeçip pişman olurlarsa, onlara eziyet etmeyi bırakınız. Çünkü günahından tevbe edenin günahı yok gibidir. Daha sonra Yüce Allah onlardan yüz çevirmenin gerekçesini şu buyruğu ile açıklamaktadır: Şüphesiz Allah kullarının tevbesini çokça kabul edendir, onlara karşı çok merhametli olandır. Onlardan yüz çevirmek, burada onları terk etmek değildir, fakat da­ha önce işlemiş oldukları masiyet sebebiyle onları hakir görerek onlarla iliş­kiyi kesmektir.

Burada hitap ise yönetici olan ulul-emredir. Ayet-i kerime hem zina eden bu kadınların hükmünü hem de bekâr erkek ve kadınların zinalarının hüküm­lerini kapsamakta, fakat evli olup zina eden erkeğin hükmünü açıklamamaktadır. Muhtemelen bu evli kadının hükmüne kıyas edilmiştir.

Bu ceza İslâm’ın ilk dönemlerinde keyfiyet ve miktarı ile ümmete havale edilmiş tazir kabilindendi. Daha sonra bu, Nur suresinde yer alan, “Zina eden kadın ile zina eden erkeğin her birine yüzer değnek vurun” (Nur, 24) ayeti ve yukarıda geçen hadis-i şeriflerle neshedilmiştir.

Kur’an-ı Kerim’de neshin varlığını kabul etmeyen Müslim el-Isfahanî’nin görüşüne göre ise, birinci ayet-i kerimeden kasıt, kadınlar arası görülen ve si-hâk tabir edilen (lezbiyenlik)dir. ikinci ayet-i kerime ile kastedilenler ise Lût kavminin fiilini işleyenlerdir. Bu açıklamaya göre ise nesih söz konusu değildir

Advertisements